Motosikletleri teslim etmek için Avrupa’da 3000km 1/2

Selamlar!

Önce özetler: 4 Ekim itibarıyla motorlarımızı gemiyle Şili’ye gönderilmek üzere Hamburg’daki nakliye firmasına teslim ettik. Geri dönülmez noktayı geçtiğimiz an Şili’ye uçak biletlerimizi aldık. Gemi batmaz, uçak düşmezse Kasım ortasında motorlarımızla Valparaiso’da buluşuyoruz.

Şimdi biraz da 6 gün süren 3000 km’lik İzmir Hamburg yolculuğumuzdan bahsedelim.

Rotamız Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti’nden geçerek Hamburg’da son buldu. 

yol

Bu rota bir geziden çok mümkün olan en kısa sürede ve en ucuz şekilde motosikletleri Hamburg’a ulaştırma niyetiyle yapılmış bir yolculuk olduğu için ne güzel şehirlerde vakit geçirebildik ne de dilediğimiz gibi yolu kıvrımlı dağ yollarında uzatabildik. (Tamam, arada bir Transfagaraşan kaçamağı yaptık ama o kadar. 🙂 )

p1080354

24 Eylül Cumartesi İzmir’den yola çıktık. Hedefimiz Çanakkale üzerinden Edirne’ye varmaktı; yolda (bize) yeni motosikletlerimizi ilk defa bu kadar aksesuarlı ve yüklü kullanmaya alışmamız gerekti ama onu da sorunsuzca hallettik. Edirne’ye istediğimizden biraz daha geç vardık çünkü bir önceki gece çantalara nasıl sığacağımız ve nasıl organize olacağımızla uğraşmaktan çok geç yatıp Cumartesi gecesi yola geç düşebildik. Turda yanımıza alacağımız hemen her şeyi bu yolculuk için de taşımamız gerekiyordu, dolayısıyla tur için nasıl organize olacağımızın bir demosu da oldu diyebiliriz. (Sığamadılar.)

p1080339

25 Eylül Pazar günü yine öğlene doğru yola düşüp uzun tır kuyruğunu pas geçerek (yaşasın motosiklet!) Hamzabeyli sınır kapısından çıktık. İçimizden bir tek Fırat ilk kez kara yoluyla yurtdışına çıkıyor olduğu için endişeliydi ama tırların yanından kuğu gibi süzülürken olaya çabucak ısınıverdi! Gün içinde Bulgaristan’ı güneyden kuzeye kat edip Romanya’da konaklamayı hedeflemiştik.

p1080366

p1080375

Yine Fırat’ın Bulgaristan trafiği ile ilgili endişelerini boşa çıkaran rahat ve sorunsuz bir sürüşle güzel Bulgar köylerini geçtik. Hatta Özkan’ın Balkanlı genlerinin hatrına yol üzerinde kahve ısmarlayan bile çıktı. Gitgide artan yeşil bitki örtüsü ve özellikle gün batımında Tuna nehrini geçerken gördüğümüz doğa aklımızı başımızdan aldı.

p1080379

Havanın kararmasıyla beraber Piteşte’ye doğru hızlıca yol almaya başladık fakat yağmur ve neredeyse hiç aydınlatılmamış yollar hızımızı düşürmemize sebep oldu. Bu rota taşımacılık için çok kullanılan bir rota olduğundan sürekli TIRlarla beraber yol aldık. Piteşte’ye yakın bir benzinlikte durup bütçemize uygun bir otel ayarlayıp 22:00 civarı vardık. İnsanlar oldukça yardımcı ve sıcak kanlıydı. Anlaşmak biraz zordu ama temel konularda sıkıntı yaşamadık. Yükümüzü odaya kolay taşımak için motorlara en yakın odayı istediğimiz halde iki kat yukarıda ve 3 km uzaktaki odayı vermeleri sadece ufak bir talihsizlikti. Kaldığımız otel oldukça büyük, eski ve bomboş bir kompleksti. Sonraki günkü rotamız ve avludaki saykodelik havuz hakkında biraz laflayıp yattık.

26 Eylül Pazartesi sabahı bir duş alıp motosikletleri yükledikten sonra yönümüzü Transfagaraşan virajlarına doğru çevirdik. Bugün için planımız Macaristan’a geçerek Budapeşte’de konaklamaktı fakat bunun iyimser bir tahmin olduğunu kısa sürede farkedecektik.

p1080402-copy p1080404-copy

Romanya’da yol civarında duran köpeklere ve sağlı sollu gelen at arabalarına dikkat ederek kasaba yollarından geçip tırmanışa başladık. Yol o kadar güzeldi ki virajları kaydetmek ve SENA Prism kameralarımızı denemek için birkaç kere durup montajla uğraştık. Sonuçlar çok da istediğimiz gibi olmadı aslında, biraz zaman kaybettiğimizle kaldık ama “gerçek” turdan önce bu denemelere de ihtiyaç vardı. Geçide yaklaştıkça nemin içinde yüzmeye başladık. Yakında yağmur ve sise denk geleceğimizi tahmin ediyorduk fakat kar yağacağını tahmin etmemiştik! Gerekenden az yol aldığımızı fark edip biraz hızlanmaya karar verdiğimizde ise sis her tarafımızı kaplamıştı. Fırat kaskın buğulanmasını engelleyen pin-lock’ı da yanıma almadığı için (alkışlar!) sisi atlatana kadar fazlaca yavaş bir tempoda geçitten indik.

p1080409-copy

Zaten bulutlu olan havanın hızla kararmaya başlamasıyla beraber Romanya’dan çıkamayacağımızı kabullenip yeni hedefimizi belirledik ve otobanda hızlıca yol alarak 430 km sonunda Temeşvar’a vardık. Bu arada konvoyda gitttiğimiz halde hız sınırını geçtiğimiz için çevrilip ehliyetlerimizi alıkoymak isteyen polislerin “nazik taleplerini” yerine getirmek zorunda kaldık (heralde adamın bir aylık maaşını vermişizdir). 🙁 Yine bütçeye uygun kalacak yer ararken izbelik konusunda ödüle aday bir pansiyon bulup orada konakladık. Amacımız bir an önce yatıp sabah erkenden hem mekanı hem de ülkeyi terk etmekti.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *